REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

TEFECİLER, DERKEN!!!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
TEFECİLER, DERKEN!!!
5-Cüneyt ARITÜRK( kanal56@hotmail.com )
38 views
01 Ağustos 2021 - 12:25
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Tefecilik, salgın hastalık gibi dar gelirli insanlarımızı kasıp kavurmaktadır. Tefeciler yüzünden iflaslar, hatta intiharlar bile yaşanmaktadır. Emniyet teşkilâtımızın, tefecilere karşı canla-başla mücadele ettiğini biliyor ve bu açıdan takdir ediyoruz. Evet ve maalesef, tefecilik kimileri için adeta meslek haline gelmiştir. Borcunu ödeyemeyen zavallıların kızlarını, satan tefecilerin varlıklarından bile bahsedilmekte.

İşleri tefecilik olan densizlerin sayılarının giderek artmasına karşılık, ALLAH İÇİN BORÇ VEREN İNSANLARIMIZ DA YOK DEĞİL. BUGÜNKÜ YORUMUMUZU, BİZ DE BÖYLE BİR ANEKDOTLA NOKTALAMAK İSTEDİK.

ANEKDOT ŞU:

Geçmiş yıllarda, Helvacılar Çarşısında Siirtli bir esnaf, genç oğluyla dükkanda oturmuş, müşteri beklerken, komşusu olan bir başka esnaf gelerek:

-Hacım, mümkünse bana 1000 lira borç ver! diye, talepte bulunmuş. O yıllarda bankalar öyle yaygın değildi. Hele kredi kartı denilen bir nesne hiç mi, hiç yoktu. Esnaflar, paraya sıkıştıkları zaman, komşu esnaflardan alır, verirlerdi.

Borç olarak istenilen Bin lira ise, o yıllar için büyük sayılacak bir paraydı. Neredeyse, küçük bir iş yerinin sermayesi kadardı.

Kendisinden borç istenilen esnaf, borç isteyen esnafa:

-Komşu, şu anda yanımda bu kadar para yok. Sen az bir otur, ben eve gideyim. Evde para olacak, sana getireyim! demiş..

Borç isteyen esnaf biraz da mahcubiyet içinde:

-Sen zahmet etmeseydin Hacı Baba, bari çocuğu gönder o getirsin! diyecek olmuş.

Beriki:

-Çocuk paranın yerini bilmez, ben gider, getiririm! diye cevap vererek, sözde eve gider gibi yapmış. Az sonra gelerek borç istediği bin BİN lirayı komşusunun eline sayarak vermiş. Komşusu:

-Allah razı olsun, zahmet oldu. İnşallah en kısa zamanda geri öderim diyerek memnuniyetini ifade etmiş. Borç parayı alan şahıs uzaklaştıktan sonra, oğlu:

-Baba, benim bildiğim kadarıyla evde para falan yoktu! diyecek olmuş.

Babası cevap vermiş:

-Elbette yoktu. Gittim, bir esnaf dostumdan borç aldım, evden getirmiş gibi yaparak, verdim!

Babasının bu sözleri üzerine, genç oğlu:

-E, babacığım! Borç alıp, borç vereceğine (yoktur) deseydin ya! Gidip yüzsuyu dökerek başkasının minnetini almaya, ne gerek vardı! deyince, oğlunun bu sözlerine hayli içerleyen  Babası nasihat babında şu cevabı vermiş:

-Bak oğlum, (param yok) diyerek adamcağızı geri gönderebilirdim. Yalan da olmazdı! Ama düşün ki bu adam Allah’a güvenerek bana gelmiş, benden borç para istiyor. Evet, bende para yok ama istediği parayı bulmak, benim için gayet kolay. Allah’a şükür, itibarım var.  Nitekim gittim aldım, geldim. Hem, para aldığım şahsa en az 4-5 defa borç vermişliğim var. Yani, yüzsuyu dökmüş sayılmam. Ben de ona borç vermişim, o da bana borç verdi, esnaf işi böyle döner. Yüzsuyu ile değirmen dönmez ya! Hem, Allah rızası için dökersek ne olur. Ha, şunu da söyleyeyim. Bu komşumuz, bana bin lira değil de onbin lira isteseydi, veremezdim. Çünkü veremediği zaman, beni de batırmış olur. Ama en kötü ihtimalle, borç aldığı bin lirayı vermezse bile, bana dokunmaz. Allah rızası için iyilik yapsan da, gücünü aşmayacaksın. Yüce Allah bile kullarına kaldıramayacakları yükü yüklemez.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.