Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türk ve Japon Göz Doktorları Deprem ve Doğal Afetleri Konuştular

Türkiye’de 1928 yılında kurulan ülkemizin en köklü derneklerinden, Türk göz doktorlarını temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği’nin Antalya’da düzenlenen 57’nci Ulusal Kongresi’nde  Türk ve Japon Oftalmoloji Derneği üyeleri bir araya geldi.

Türkiye’de 1928 yılında kurulan

Türk Oftalmoloji Derneği Başkanı Ziya Kapran, 06 Şubat’ta yaşanan büyük deprem sonrasında Türk Oftalmoloji Derneği ile birlikte deprem bölgesinde yardım çalışmalarına katılan ve büyük bir dayanışma örneği sergileyen tüm Japon meslektaşları adına; Japon Oftalmoloji Derneği Başkanı Tetsuro Oshika, Prof. Dr. Keiichi Kato ve Prof. Dr. Toru Nakazawa’ya destekleri için teşekkür etti.

Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) Başkanı Prof. Dr. Ziya Kapran, 15 ilimizi etkileyen deprem sonrasında afet bölgesindeki destek çalışmalarına ilk günden bu yana dernek olarak devam ettiklerini paylaştı. Bu kapsamda Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne konteyner ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne malzeme desteği sağlandığını, asistan ve uzman doktorlar başta olmak üzere depremden etkilenen tüm göz hekimlerinin eğitimlerine devam etmesi için destek verdiklerini söyledi. Gezici göz muayene istasyonları ile depremden etkilenenlere destek vermeye çalıştıklarını, yardım girişimleri kapsamında 9 konteynerın bölgeye gönderildiğini aktardı. Dernek yönetim kurulu başta olmak üzere tüm gönüllü göz doktorlarının bölgede sağlık hizmetine katkıda bulunabilmek için çaba sarf ettiğini söyledi.

 Japon Oftalmoloji Derneği dostluğunu ve dayanışmasını  esirgemedi

Bu  zor dönemde dünyanın dört bir yanından anlamlı yardım ve desteklerin geldiğini hatırlatan Prof.Dr.Ziya Kapran Japon Oftalmoloji Derneği’nin desteklerinin unutulmaz olduğunu belirtti. Deprem döneminde Japon meslektaşları ile dayanışma ve destek için bölgede birlikte çalıştıklarını paylaşan Kapran, Japon Oftalmoloji Derneği Başkanı Tetsuro Oshika, Prof. Dr. Keiichi Kato ve Prof. Dr. Toru Nakazawa’ya teşekkürlerini iletti. Deprem ve doğal afetlerle ilgili bilgi ve deneyimlerini paylaşmak için Antalya’ya geldikleri için ayrıca övgüyü hak ettiklerinin altını çizdi.

Japon Oftalmoloji Derneği Başkanı Tetsuro Oshika çok uzaklarda yaşayan iki toplum olmalarına karşın çok güçlü bağlara sahip olduklarını ve bugün Antalya’da Türk göz hekimleri ile birlikte olmaktan mutluluk duyduklarını paylaştı. Deprem, tusunami ya da benzeri doğal afetlerde insanların her şeylerini kaybedebildiklerini paylaşan Oshika bu dönemlerde sağlık hizmetlerini vermenin güçlüğüne dikkat çekti. Hastanelerin zarar görebildiğini; sağlık personelinin ve doktorların işlerinin daha da zorlaştığının altını çizdi. Elektirik, su, enerji kaynaklarına erişimde zorlukların yaşandığını, doğal afetlerden zarar gören ve sağlık hizmetine ulaşmaya çalışanların dağınık bir yapıda olmasından kaynaklanan zorlukların yaşandığını paylaştı. İnsanlara medikal sağlık hizmeti vermenin zorlaştığı bu dönemde iyi bir planlama  yapılmasının önemine işaret etti. Mobil sağlık araçları ile hizmet götürmenin iyi bir çözüm olabildiğini söyledi.

Deprem döneminde gezici göz muayenesi aracının sahadaki koordinasyonundan sorumlu Türk Oftalmoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kıvanç Güngör bölgede yaşadıkları zorlukları, bu zorlukların üstesinden nasıl geldiklerini katılımcılar ile paylaştı.  Depremzedelerin gözlüklerini, göz ilaçlarını ve kontakt lenslerini enkaz altında bıraktıklarını belirterek şöyle devam etti: “ TOD Merkez Yönetim Kurulu ve bu kurul içerisinden oluşturulan deprem komisyonu koordinasyonunda ihtiyaçları belirledikten sonra bir hareket planı oluşturduk. Bölgede üyelerimiz ile bağlantıya geçtik. Sağlık Bakanlığı, ilgili kamu kurumları ve hastaneler ile hep temas içerisindeydik.  Depremzedelere ihtiyacı olan göz muayenesini sağlamak üzere hızlı bir şekilde aracımız tam teşekküllü şekilde hazırladık. Hep birlikte dayanışma ile sıkıntılarımızı bir nebze olsun hafifletmek için çalıştık. İhtiyaçları doğru belirleme, planlama ve koordinasyon çok önemli. Bölgede sadece hasta ve hasta yakınları için değil aynı zamanda hizmet verebilecek sağlık personeli için de çalışmalar yapılmasının ne kadar elzem olduğunu gördük. ”