Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

 “TÜRKİYE, BİR HUKUK DEVLETİDİR”!!!

Zaman-zaman, dış ülkelerin sözcülerinden, temsilcilerinden Türkiye’de bazı mahkeme kararlarına ilişkin kınamalar gerçekleşir, ülkenin hukuk durumunun endişe verici olduğuna vurgu yapılır. Bizim etkililer ve yetkililer hemen (Türkiye bir hukuk devletidir) diye feveran ederler. Acaba, dış ülkelerin sözcülerinin, Türkiye’de hukuk sisteminden endişe ettiklerine dair beyanatlarına tepki gösteren etkililerimiz ve yetkililerimiz (TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR) derlerken, kendi söylediklerine inanıyorlar mı! Ya da, inanarak mı bu beyanatları veriyorlar.

Bir ülke düşünün ki, kendi halkının ancak yüzde 20’si adalete güven duyduğunu deklare ediyor. Bu demektir ki, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 80’i hukuka güvenmiyorlar.

Bakın, dünyadaki ülkelerin hukuk normlarını ölçen ve adına (Hukuk Üstünlüğü Endeksi) denilen bir sistem var. Türkiye, 2019 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde (Rule of Law Index) 126 ülke arasında 109’uncu sırada yer almaktadır.

Ülkelerin bulundukları coğrafi bölgelere göre kategorize edildiği endekste Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya grubundaki 13 ülke arasında geçen yıl gibi bu yıl da sonuncu sırada yer aldı.

Gelir grubuna göre ülke sınıflandırmalarına bakıldığında, orta üst gelir grubundaki 38 ülke arasında ise geçen yıl gibi yine sadece Venezuela’nın önünde kendine yer bulabildi.

Gerçek bu iken ilgililerin ve yetkililerin (Türkiye bir hukuk devletidir) demeleri ne kadar inandırıcı olur, cevabını siz verin. İşin gerçeği şu ki, (hukukun üstünlüğü) yerini (üstünlerin hukuku)na bırakmıştır.

OECD’nin her iki yılda bir yayımladığı 36 üye ülkesini kapsayan rapora göre Türkiye eğitim ve adalette son 10 yılda en fazla güven kaybeden ülke olurken, Eğitimde memnuniyetin 2010 yılına göre 35 puanlık azalma gösterdiği Türkiye’de ‘adalete güven’ de 22 puan birden gerileyerek yüzde 38’e düştü açıklanmış bulunulmakta.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Gallup verilerine dayanarak iki yılda bir hazırlayarak paylaştığı raporda 37 ülkenin adalet ve eğitim hizmetlerinden halkın duyduğu memnuniyet araştırıldı. OECD genelinde vatandaşların yüzde 68’i eğitim hizmetlerinden tatmin olduğunu söylerken Türkiye yüzde 27 memnuniyet oranı ile son sırada yer aldı. Yunanistan yüzde 36 ile sondan ikinci, Şili yüzde 43 ile sonran üçüncü oldu. Türkiye 2010 yılına göre 35 puanlık azalma ile en büyük düşüşü gösteren ülke olarak dikkat çekti. Raporda Türkiye’nin diğer tüm ülkelerden ayrıştığı diğer bir kamu hizmeti ise adalet. Adalete güvende OECD genelinde ortalama yüzde 57. Adalete güven üye ülke vatandaşlarında son 10 yılda 6 puanlık artış göstermiş ama Türkiye bu alanda net biçimde negatif ayrışıyor. Türkiye adalete güvenin son 10 yılda en keskin azaldığı ülke. Rapora göre Türkiye’de vatandaşların adalete güveni 2010’dan 2020’ye kadar geçen sürede 22 puan birden gerileyerek yüzde 38’e düştü. Türkiye’yi 19 puanlık düşüşle Şili takip etti.

OECD ülkelerinde adalete güven ortalaması yüzde 57 olarak belirlenirken ‘adalete güven’, üye ülke vatandaşlarında son 10 yılda 6 puanlık artış gösterdi. Ancak Türkiye bu noktada diğer ülkelerden net olarak negatif şekilde ayrışıyor. Rapora göre Türkiye’de vatandaşların adalete güveni 2010’dan 2020’ye kadar geçen sürede 22 puan birden gerileyerek yüzde 38’e düştü. Türkiye’yi 19 puanlık düşüşle Şili takip etti.

Türkiye’de sağlık hizmetlerinden duyulan memnuniyet ise yüzde 70 olan OECD ortalamasının altında, yüzde 60 olarak gerçekleşti ve son 10 yılda değişim göstermedi.

Rapora göre Türkiye, Kolombiya ve Meksika ile birlikte kişi başına düşen hükümet gelirlerinin en düşük olduğu üç ülkeden biri. Bu üç ülke aynı zamanda en düşük kişi başına nominal gelire sahip ülkeler olarak sıralanıyor.

(Türkiye bir hukuk devletidir) demekle, hukuk devleti olunmuyor. Kendi kendimizi kandırmayalım!!!

AYNI KULVARDA YARIŞAN  SİYASİ PARTİLER!

Türkiye’de 120’ye yakın siyasi parti bulunmaktadır. Bu siyasi partilerden ancak 27’si seçimlere katılma kriterlerini yerine getirmiş bulunuyorlar. Diğer siyasi partiler, seçimlere katılma şartlarını henüz yerine getirebilmiş değiller. Mevcut siyasi partilerden parlamentoda temsil edilen siyasi partilerin sayıları ise 15’tir. Bu partiler içinde sadece 5 siyasi partinin TBMM’inde grubu bulunmaktadır. Bilindiği gibi bir siyasi partinin TBMM’inde grup kurabilmesi için en az 20 milletvekilinin olması gerekir. Grubu bulunan siyasi partileri, milletvekili sayılarına göre şu şekilde sıralayabiliriz:

AKP:286,

CHP:134,

HDP:55,

MHP:48,

İYİ PARTİ:37.

Parlamentoda temsil edilen diğer siyasi partilerden TİP’in (4), Memleket Partisinin (2) milletvekilleri bulunmakta. Birer milletvekili ile temsil edilen 6 siyasi parti yanında, bağımsız olarak Mecliste yer alan 6 da bağımsız milletvekili var.

120’ye yakın siyasi partiyi kendimize göre irdeledik ve gördük ki, bu siyasi partiler arasında aynı kulvarda yarışan çok sayıda partiler bulunmaktadır. Aynı kulvarda yer alan siyasi partilerin bir araya gelmeleri durumunda, güçlenecekleri muhakkaktır.

Biz, aynı kulvarda yarışacak olan ve seçimlere katılma hakları bulunan siyasi partilerden özellikle 4’üne dikkatleri çekmek istiyoruz. Bu dört siyasi parti DEVA, Saadet, Gelecek ve Yeniden Refah Partileridir. Bu dört siyasi partinin dördü de. AKP’den oy alacaklardır. Ancak, seçimlere ayrı ayrı girmeleri durumunda, yüzde 7’lik seçim barajını geçmeleri zor gibi görünmektedir. Oysa, aynı kulvarda yarışacak bu 4 siyasi parti, seçimlere ortak adaylarla çıkacak olurlarsa, barajı çok rahat aşabileceklerdir. Partilerini kapatmalarına da gerek yoktur. Kendi aralarında anlaşır ve belli seçim çevrelerinde güçlü olan adayı destekleme kararı alırlarsa, rahatlıkla barajı aşar ve milletvekili çıkarırlar. Hatta, kendi aralarında seçim çevrelerine göre adı üzerinde anlaşacakları bağımsız adaylara da destek vererek kazanmasını sağlayabilirler.

(BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR) deyimini unutmamak gerekir. Oylar, baraja takılır ve çöpe giderse, hem siyasi partiler, hem de ülke için yazık olur.

TAŞLAMA

TÜRKİYE GERÇEKTEN DE

BİR HUKUK DEVLETİ Mİ

ADALETE GÜVENİN

ORANI YÜZDE YİRMİ

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

DEĞİL GEÇERLİ OLAN

ÜSTÜNLERİN HUKUKU

SEZİLMEKTE HER YANDAN

MAHKEMEDE GÖRÜLEN

HUKUK SANMA HUKUKU

GERÇEK HUKUKUN ONDA

BİRİ BİLE DEĞİL BU

HER DURUMDA HUKUKUN

YERİ VARDIR BİLİNİZ

EHLİYETSİZ KİŞİYE

GÖREV VERMEYESİNİZ

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER