REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

TÜRKİYE YENİDEN ŞEYHLER, DERVİŞLER, MÜRİTLER MENSUPLAR İSTİLASINDA MI!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
TÜRKİYE YENİDEN ŞEYHLER, DERVİŞLER, MÜRİTLER MENSUPLAR İSTİLASINDA MI!
4-Fatih ARITÜRK
4-Fatih ARITÜRK( siirtgazetesi@gmail.ccccom )
11 views
20 Şubat 2018 - 12:48
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

AKP iktidarıyla birlikte cemaatler, tarikatlar yeniden palazlanmaya başladılar. Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN: “Türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır” buyruğu geçerliliğini yitirmiş, ülkemiz yeniden şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar istilasına uğramış gibidir…

FETÖ, İslami bir cemaat kimliğiyle palazlandırılmıştı. FETÖ gitti METÖ, ÇETÖ, ETÖ MÜ geldi. Cemaatlerden, tarikatlardan bu ülkeye gelebilecek büyük zararların hala farkına varılmadı mı. FETÖ’nün akim kalan darbe girişimi, gaflet ve dalalet uykusundan uyanmamıza yetmedi mi…

Tarikatlar, cemaatler, sadece cumhuriyetin değil, birbirlerinin de düşmanları. Hatta, açık bir şekilde birbirlerini tekfir etmekteler.  Son günlerde iki cemaat arasında yaşanan ciddi bir çatışma var. İsmailağa’nın hocalarından Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü ile Uşşaki Tarikatı Lideri Fatih Nurullah arasında amansız bir kavga yaşanmakta. Taraflar birbirlerine hakaretlere varan eleştiriler yöneltiyorlar. Hocaların sert tartışması kadar dine dair verdikleri fetvalar da tepki çekmekte.

İslam dini adına hareket ettikleri iddiasında olan iki cemaat birbirini tekfir ediyorsa, gerçek Müslümanların bu durumdan ibret almaları gerekmez mi. Her iki cemaatin de binlerce müridi, mensubu var. İki cemaat arasında birbirlerini küfürle niteleyecek kadar ileri gidildiğine bakarak, hala bu iki cemaatin iç yüzünü bilmeyenler varsa, gerçekten çok yazık!

Birbirlerine en olmayacak sözlerle hakaret eden sözde cemaatleri rehber edinenlerin akıllarından şüphe etmek lazım. Peki bu çatışmaların altında yatan gerçek sebep ne. Elbette menfaat, yönetimde söz sahibi olmak için, daha kuvvetli görünmek! Yani, bir nevi İŞ REKABETİ! Hani, aynı iş üzerinde tezgah açanlar, birbirlerinin rakipleri olurlar ya! Meselenin özü budur. Bizim Siirt’çede (le yımel kâri, uve neyeri) şeklinde bir deyimimiz vardır. (Benim işimden iş kuran, kârıma ortak olan, düşmanımdır) anlamına gelir. Niyet (ALLAH RIZASI) olmayınca, cemaatler de aynı iş üzerinde çalıştıklarından, haliyle birbirlerine düşman olmaktadırlar.

Şunu belirtmekte yarar var. Cemaatin iyisi, kötüsü yoktur. Bugün iyi gibi görünen, yarın FETÖ gibi bir oluşuma dönüşebilir. Bunu bilen ve yaşayan Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN konuyla ilgili sözlerinin bir vecize hükmünde olduğunu görmeli, din ve devlet işlerini birbirine karıştırmak sarmalından ülkemizi kurtarmalıyız…

Aklımızı başımıza alalım, Türkiye Cumhuriyetinin şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olmasına yol vermeyelim…

“SEN BENİMKİMİ YIKA,  İKİ KAT PARA VEREYİM!”

Siirt’in şakalarıyla ve nükteleriyle ünlü MOLLASI sürgünde, Batı’daki bir köyde imamlık yaparken, köylülerin cenazeleri olmuş. Kendisini çağırmışlar. Gasil ve tekfin işlerini en güzel şekilde yerine getirmiş, cenaze namazını da kıldırmış. Mezarda defin işlemine de nezaret etmiş ve ölünün telkinini yapmış.

Bütün bu işleri yapmasının bir bedeli olacağı muhakkak. Nitekim ölü sahipleri de MOLLANIN mezarlıktan ayrılmasına fırsat bırakmadan cebine bir miktar para bırakmışlar.

Hoca’nın:

-Gerek yok, ben bu işleri ALLAH RIZASI için yapıyorum! demesine karşılık, cenaze sahipleri parayı vermekte ısrarcı olmuşlar. Bunun üzerine Hoca da verilen parayı kabullenmek zorunda kalmış. Ölülerine bir kere daha rahmet dileklerini iletmiş.

Ancak, cenaze sahipleri ile Hoca arasında hasıl olan al-ver işine şahit olan yaşlı bir köylü, Hocanın parayı kabullenmesinden sonra, adeta tehdit edercesine, elindeki bastonu Hocaya doğru sallamış. Hoca, önce görmezden gelmiş ama, yaşlı adam baston sallama işini bir-iki defa daha tekrarlayınca dayanamamış, yaşlı adamın yanına gitmiş.

-Hayrola Amca, deminden beri bana ne demeye bastonunu sallayıp duruyorsun! diye sormuş.

Yaşlı adam hiddetle:

-Daha ne olsun, senin bu yaptığın düpedüz rüşvet almaktır! İmam, rüşvet alır mı? diyerek çatmış.

Bunun üzerine Siirtli Molla:

-Gerçi ben bu işi ALLAH RIZASI için yaptım. Cenaze sahipleri zorla cebime para koydular. Bak amca, imamların namaz kıldırmaktan başka bir görevleri de yoktur. Buna rağmen, ben cenazeyi yıkadım. Affedersiniz, haya yerlerini bile ufaladım.  Halâ cebime zorla konulan para için “RÜŞVETTİR!” diyorsan, gel sen de benimkimi yıka, ben sana, cebime konulanın iki katı para vereyim, demiş…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.