Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

TÜRKİYE’NİN ROBİN HOOD’U KİM OLACAK!

Zenginlerle, fakirler arasındaki uçurumun giderek derinleştiği belirtiliyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da nihayet bu gerçeği görmüş olacak ki, bu adaletsizliğe karşı tepkisini dile getirerek, Dünyadaki yüzde 1’lik zengin nüfusun varlıklarının fakir nüfusun yüzde 50’sine eşit olduğunu buyurmuşlar. Sayın Cumhurbaşkanı bunu acı bir gerçek olarak dillendirirken,  Türkiye’nin durumunun da bu olduğunun herhalde farkındadırlar. Bir yanda yönetim kurulu üyelikleriyle aylık maaşları 1 milyon TL’nin üzerinde olan yüzde 1’lik azınlık, diğer taraftan aylık gelirleri 10 bin TL’nin altında olan milyonlar. Peki, 22 yıldır iktidarda olan AKP bu soruna neden çözüm getirmedi. Sorunru çözümlemek için 22 yıl daha iktidarda kalması mı gerekmekte!!!

Türkiye’nin bir Robin Hood’a ihtiyacı var. Hani, orta çağ İngiltere’sinde, Sherwood Ormanı’nda yaşayan zengin ve güçlü kişilerden alarak elde ettiği zenginlikleri fakirlere dağıtan Robin Hood gibi…

Tabii, Türkiye’nin bu Robin Hood’unun bir haydut olması değil, bir devlet adamı olması gerekir. Yasal yollarla zenginlerin servetlerinden alarak fakirlere aktaran Robin Hood ruhlu iktidarlar, Devlet Başkanları, maliye bakanları.

Ancak, görüldüğü gibi Türkiye’de tam anlamıyla fakirlerin daha da fakirleşmelerine, zenginlerin servetlerine servet katmalarına yasal kılıf uyduran yöneticiler var. “En iyi emekli, emekli olur olmaz ölen, arkasında dul ve yetim maaşı alacak varis bırakmayandır” diyen Maliye Bakanları sayesinde emekliler yerde sürünürken, işsizleri ve hiçbir sosyal güvenceleri olmayanları zaten kale almıyorlar.

Gelir dağılımında eşitsizliğin en bariz yaşandığı ülkelerin başında maalesef Türkiye gelmektedir. Bunun için AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarı süresince, bu adaletsizliğin düzeltilmesi için  ne gibi yasalar çıkardığına baksın.

Bu konuda söylenecek tek söz var.  İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım…”

 ANEKDOT

Halife Harun Reşid Hazretleri, musahibi, can dostu, danışmanı ve gönüldaşı olarak gördüğü Behlûl-i Dânâ Hazretlerine Ramazan ayında birkaç kese altın vererek, ancak (zaten biliyordur) düşüncesiyle zekât olduklarını söylemeden:

-Al bunları MÜSTAHAK olanlara dağıt der. Behlûl’i Dânâ hazretleri de (neyin nesidir) diye sormadan verilen altınları alır ve dağıttıktan sonra halfenin huzruna çıkar.

Halife:

-Verdiğim altınları kimlere dağıttın! diye sorar:

Behlûl’i Dânâ Hazretleri de Bağdat’ın en zenginlerinin adlarını sayarak, altınları onlara dağıttığını söyler.

Halfe, bu duruma bir hayli öfkelenir ve:

-Zekat olarak dağıtman için verdiğim altınları nasıl da gider, zenginlere dağıtırsın! diye hiddetle bağırınca, Behlül’i Dânâ Hazretleri cevap verir:

-Sen altınları verince (bunları zekat olarak müstahak olanlara dağıt) demedin ki. Sadece (Müstahak olanlara dağıt) dedin. Ben de düşündüm ve (Allah bunları müstahak görmüş ki zengin yapmış) diyerek verdiğin altınları gittim, zenginlere dağıttım. Kimin müstahak olduğunu haşa ben ALLAH’TAN daha iyi bilecek değilim ya!

Evet, anekdot bu.

Gelelim günümüze. Özellikle bizim yöneticiler de Behlûl’i Dânâ Hazretleri gibi davranıyorlar. Zenginlere verip, fakirleri görmezden geliyorlar. Hem bizim devamlı dillendirdiğimiz bir vurgumuz var. Şöyle diyoruz :

“Allah, zengine; devlet, zengine: zengin, zengine: fakir bile vereceği varsa, zengine verir.”

Bunun da açıklamasını yapalım. Yüce ALLAH zengine zaten verdiği kadar vermiş. Bir de şöyle düşünelim, olur ya bir zenginin aniden paraya ihtiyacı olur, gider bir zenginden borç ister, muhatabı tereddütsüz verir. Oysa, bir fakir gitse, aynı kişiden borç istese verir mi. Zenginlerin yüzde doksanı fakirlere borç vermez.

Gelelim, fakirin de zengine vermesi işine. Diyelim ki, fakirin birinin güzel bir kızı vardır. Onu isteyen iki genç vardır. Bunlardan biri fakir ama yakışıklı, diğeri zengin, ama çirkin. Peki böyle bir durumda babası,  kızını, fakir ama yakışıklı gence mi, çirkin ama zengin gence mi verir. İnanın ki, fakirlerin yüzde doksanı da böyle durumlarda zengin damad adayını tercih ederler,  İşte, “Allah zengine; zengin zengine; fakir de zengine verir” deyiminin açıklaması budur…

TAŞLAMA

SANIRSIN İSTANBUL’U

AKP’DİR FETHEDEN

KOMİK DÜŞMEKTEDİRLER

BU ZANLARI YÜZÜNDEN

 

HEM İSTANBUL, HEM FATİH

ORTAK DEĞERLERİMİZ

KİMSENİN MALI DEĞİL

OLMASIN BİR ŞÜPHENİZ

 

FATİH SULTAN MEHMED’SE

İSTANBUL’U FETHEDEN

KURTARAN MUSTAFA KEMAL

ATATÜRK’TÜR İŞGALDEN

 

FATİH SULTAN MEHMED DE

AKP’Lİ HERHALDE

SAĞ OLSA BİAT EDER(!)

İNANIN Kİ TAYYİB’E

 

FATİH, YAVUZ, KANUNİ

ONLARINDIR SADECE

KISAKÜREK, ASYALI

HATTA MEHMET AKİF DE

 

DİN ADINA NE VARSA

ONLARINDIR ONLARIN

ONLARIN HARİCİNDE

MÜSLÜMAN YOK(!) İNANIN

 

BİL Kİ BÜTÜN İŞLERİ

ALLAH İLE KANDIRMAK

ALEMLERİN RABBİ O

KÂFİRLERİN BİLE BAK

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER