Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yusuf Salih ARITÜRK
Yusuf Salih ARITÜRK

YAKIN TARİHİN RUSYA’SI!..

Batı’nın uzun yıllar hazırladığı ekonomik, kültürel ve stratejik siyasetiyle Sovyetler Birliği dağıtıldıktan sonra, ayrılan ülkelerden çoğu gibi Rusya Federasyonu da Batı’nın siyasi ve ekonomik hakimiyetine girdi.

Rusya Federasyonu’nun yeraltı ve yerüstü tüm değerli varlıkları özelleştirme adı altında Türkiye gibi ve diğer 100’den fazla dünya ülkesi gibi. batılılarca yağmalandı ve üzerine çöküldü.

Başa getirilen yöneticilerden Gorbaçov ve Yeltsin, küresel batı sermayesinin zorlamasıyla serbest piyasa ekonomisi siyasetini benimsediler.. Rusya’nın gelir kaynaklarını üç kuruşa batıya kaptırarak ülkeyi ABD’ye ve Avrupa’ya muhtaç ettiler.

Rus halkının devlet garantisi kalktı, en değerli binlerce bilim insanı dahi yaşamını sürdürebilmek için fuhuş ve mafyacılık gibi her yola başvurmak zorunda kaldı.

Yani 1990 ile 2000 yılları arasında Rusya küresel sermaye tarafından teslim alındı.. Bu siyasetle özelleştirilen stratejik kuruluşların arasında petrol, doğalgaz, kobalt, uranyum, alüminyum ve demir gibi alanlar vardı.

Bu alanlarda küresel sermaye çok uzun süreli araştırma ve işletme izinlerini de almıştı.. Bu şartlar bir 10 yıl daha devam etseydi Rusya’dan geriye hiçbir şey kalmayacak, siyasi ve ekonomik varlığı da sona erecekti.

Ancak KGB kökenli Vladimir Putin’in iktidara gelmesiyle, batı menfaatlerinin tamamı tersine çevrildi ve Putin, Türkiye’mizin yapamadığı milliyetçiliği yapmaya başladı.

Rusya’nın stratejik kaynaklarının Batı’ya, küresel sermayeye peşkeş çekilmesini engelledi.

Batı’nın kültürel saldırılarına karşı acil tedbirler aldı.

Gorbaçov ve Yeltsin’in yaptığı ve Rusya aleyhine olan tüm özelleştirmeleri yeniden gözden geçirip, önlemler aldı.

Putin, çıkardığı yeni yasa ile 70’ten fazla maden sahasını yeniden sınıflandırarak stratejik bir konuma getirdi.

Bu yeni düzenleme ile 30 petrol yatağını ve 40 gaz sahasını stratejik hale getirdi.

Bu stratejik alanlarda yabancıların üstün hisseye sahip olmasını yasakladı.. Ayrıca kriter olarak stratejik üretim seviyeleri petrol için 150 milyon tondan 70 milyon tona düşürüldü.

Gaz için bir trilyon metre küpten 50 milyon metre küpe, bakır için 10 milyon tondan, 0.5 milyon tona, altın için 700 tondan 50 tona düşürüldü.

10 yıl önce Yeltsin zamanında imzalanmış üretim paylaşma anlaşmalarını Rusya’nın çıkarlarına aykırı olduğu gerekçesiyle tartışmaya açtı ve Shell firmasının bölgeden çekilmesini talep etti.

Total’ın durumunu da tartışmaya açtı.. Anlaşmalarla Exxon/Mobil, Total, Royal Dutch Shell, Japon Mitsui,  Mitsubishi firmalarının hukukunu gözden geçirdi.

Yabancı banka ve sigorta şirketlerinin Rusya’da şube açmasını yasakladı.

Batı tarafından finanse edilen 4500 sivil toplum örgütünü yeniden kayıt altına aldı ve bir kısmını kapattı.

Bunları yazarken şunu unutmayalım ki, bunların hepsi ve daha fazlası her bağımsız milli ülkenin mutlaka yapması gereken şeylerdir.

Bizde Türk milliyetçiliği ayaklar altına alınıp kökü kazındığı için Rusya’nın yaptıklarını komünistlik zannediyoruz.. Bu millete milliyetçiliğin ne olduğunu tamamen unutturdular.

Birçok kalkınmış Avrupa ülkesinde yabancı bankaların şube açması yasak ya da yabancı bankaların ülkedeki payları %3 ile sınırlandırılmıştır.

Yani Rusya 2000 yılından sonra Batı’nın himayesinden, sömürgesinden uzaklaşarak milli bir kalkınma siyaseti izlemeye başladı.. Ayrıca askeri ve stratejik silahlar konusunda da yoğun üretim yaptı.

Tüm bunlar yaşanırken, Rusya’nın milli siyasetine engel olmak için ABD öncülüğündeki küresel sermaye Rusya’nın çevresindeki tüm ülkelere  NATO aracılığıyla en gelişmiş silahları ve füzeleri yerleştirdi.. Ukrayna’yı da bu amaçla kullanıyordu.. Sonucunda Ukrayna/Rusya savaşına ortak hazırlandı.. Ama bizim ülkemizde bankaların çoğu yabancı, sigorta şirketlerinin çoğu yabancı, eğitim yabancı, eğitim dili yabancı, siyaset yabancı.

Yani sözde milliyetçi siyasetçilerimiz  her şeyimizi yabancı sermayeye teslim ederken dahi, milliyetçi nutuklar atmaya ve alkışlanmaya devam ediyor.

Ne kendimizi ne de komşularımızda olup biteni hiç doğru anlayamadık ve bunun için hiç ders çıkarmadık.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER