REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

HORMONLU GIDALAR, HORMONLU VİCDANLAR, HORMONLU OYLAR!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HORMONLU GIDALAR, HORMONLU VİCDANLAR, HORMONLU OYLAR!
4-Fatih ARITÜRK( siirtgazetesi@gmail.ccccom )
15 views
06 Haziran 2018 - 15:00
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Gerçekten de hormonlu bir nesil olduk. Sadece sebze ve meyvelerimiz değil, İNSANLARIMIZ DA HORMONLU!

Sanatkârlarımız, akillerimiz, paşalarımız, beylerimiz, gazetelerimiz, televizyonlarımız, sendikalarımız, STK’larımız, doktorlarımız, hastalarımız hormonlu!

Duymuşsunuzdur, televizyonların REYTİNG ÖLÇÜMLERİ DE HORMONLU! Reyting ölçümü yapan şirketler, meğer az izlenen kanalları, çok izleniyor; çok izlenen kanalları da az izleniyormuş gibi gösteriyorlarmış!

Araştırma şirketlerinin yaptıkları anketlerin de hormonlu oldukları ve “Parayı veren, düdüğü çalar!” misalindeki gibi anketler düzenledikleri anlaşılmakta.

Allah için söyleyin kime, nasıl inanacağız. Futbolumuz şikeli, anketlerimiz, reytinglerimiz şüpheli. Kuzu eti diye at, eşek eti yediriyorlar. Kadayıfa fıstık içi yerine bezelyeyi öğütüp koyuyorlar. Şeker şerbetini bal diye yutturuyorlar. Ünlü marka adı altında çakmalarını satıyorlar! Bu zinciri uzatsak, daha çok uzayıp gidecek!

Hadi, bunların hepsine “NEYSE!” diyeceğiz ama din adamlarımız içinde bile hormonlu olanlar var. Mehdi olduklarını iddia edenler, Mehdi olduklarını iddia edenleri tekfir edenler; helali, haram; haramı helâl diye gösterenler!

Onu da bir yana bırakın TERÖRİSTLERE (GERİLLA) diyecek kadar şaşıranlar ve sapıtanlar var! Bunların hepsi ve daha nice misaller ortada! Kahramanları, suçlu; suçluları, kahraman ilan eden de bizleriz. Yani suçlularımız da, kahramanlarımız da hormonlu!

Botox yaparak yüzlerini gerdirenlerin, burunlarını küçülterek, kaldıranların, çenelerinin şekillerini değiştirenlerin, boğazlarındaki yağ torbacıklarını aldıranların sayıları giderek artmakta.

Kişi ne kadar botox yaparsa yapsın, vücudunu ne kadar onarırsa onarsın, gerçek yaşı ne ise odur.  Yaş ilerledikçe yüzlerde ortaya çıkan ve yaşlanma belirtisi olan çizgilerden kurtulmak için bıçak altında yatanların sayıları daha da artacağa benzemekte. Artık insanlara, birkaç saatlik bir işlem veya operasyon sonrasında 10-15 yıl gençleşmiş görüntüsü verilebiliyor. Amma bunu yapanların ruhlarını, gönüllerini, güçlerini gençleştirmeleri mümkün mü! Genç görünmek sevdasına düşenlerin sanatkârlar, sporcular, siyasetçiler ve üst düzey yöneticiler oldukları zannedilirdi. Oysa gerçek bu değildir. Sıradan insanların da genç görünmek için vücutlarını bu gibi ameliyelere tabi tuttukları bir gerçektir.

Genç görünmek ve fiziki açıdan daha hoş bir görünüme sahip olmak insanların çok eski yıllara dayanan uğraşlarıdır. Yüzlerimiz yaşlanma belirtilerinin kendisini en çabuk gösterdiği yerimizdir. Aynı zamanda, fiziğimizin en dikkat çekici unsuru olması sebebiyle de en çok başvurulan estetik operasyonlar yüz operasyonlarıdır. Yaş ilerledikçe ortaya çıkan çizgiler kimine göre olgunluk, kimine göre ise yılların acımasız izleri olarak görülür. Ciltteki kırışıklıkların nedeni her ne kadar yaş ile ilişkilendirilse de aynı yaşta olan iki kadından birinde az, birinde çok kırışık olmasının birçok sebebi vardır. Genetik yapı, uykusuzluk, stres, alkol, sigara ve çok sık kilo değişimi cilt yapısının elastikiyetini bozarak cildin sarkmasına, kırışık bölgelerin çoğalmasına sebep olur.

Yüz gençleştirmede uygulanan yöntemler, botox, dolgu, yüz mezoterapisi, derma roller, ameliyatla uygulanacak yöntemler ise; ameliyatlı germe ve gençleştirme işlemi, yüzdeki kırışıklıklar, yüz ve boyun derisindeki sarkmalarda ve cildin yerçekiminin etkisi ile aşağıya doğru indiği yaşlanma belirtilerini düzeltmek için uygulanır. Yüz gençleştirme, cerrahinin sadece bir kısmını teşkil eder. Oysa yüz gençleştirme; alın germe, kaş kaldırma, göz kapakları estetiği, cilt yenileme (peeling), dudak büyütme ve doldurma gibi işlemlerin gereğine göre birkaçını ya da hepsini kapsayabilir.

Hormonlu bitkilerin (meyve ve sebzeler) ne olduğunu hepimiz biliyoruz ve birebir yaşıyoruz. Çünkü yediğimiz sebze ve meyvelerin yüzde yüzüne yakını hormonlu. Öncelikle hormonlu bitkilerin ne anlama geldiğini bilmemizde yarar var. Üreticiler, özellikle meyve ve sebzelerin büyümelerini hızlandırmak ve verimini arttırmak amacıyla bazı katkı maddeleri kullanmaktadırlar. Bilinçsizce kullanılan hormon katkıları, insanların sağlığını tehdit eden boyutlara ulaşmış bulunmaktadır. Pazar, market ve manavlarda satışa sunulan sebzelerin hormonlu olup olmadığı ise dikkat edilecek birkaç ayrıntıyla anlaşılabiliyor. Sebzelerin ve meyvelerin büyüme süresini hızlandırmak ve verimini artırmak için bilinçsizce ve aşırı dozda kullanılan hormonların insan sağlığını olumsuz etkilediği belirtilirken, bu tür sebze ve meyvelerin mümkün olduğunca ve mecbur kalınmadıkça tüketilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Hormonal katkıların belli seviyelerde kullanıldığı zamanlarda insan sağlığına bir zararı olmadığı ifade edilirken, aşırı doz kullanımının insan sağlığını bozduğuna dikkatler çekilmekte. Son zamanlarda doğal sebze ve meyve üretimine önem verilmesi de bundan kaynaklanmaktadır.

Hormonlu bayanlara gelince, bu bayanlar da estetik ameliyatlarla burunlarını, çenelerini, göğüslerini, kalçalarını, dudaklarını vs. düzeltirler. Her gün kuaföre giderek saçlarının, her gün lens değiştirerek gözlerinin rengini değiştirirler. Bir gün bakarsınız kızıl saçlıdırlar, bir gün bakarsınız sarışın olmuşlar. Gözleri bir kahverengi olur, bir mavi. Bir başka renk.

Affedersiniz amma bayanların hormonlusu ve hormonsuzu herhalde ve ancak yatakta belli olur!

Bir de Hormonlu oylar vardır. Hormonlu oylar rüşvetle, zorlamayla, tehditle alınan oylardır. Bunlar, gerçek demokrasinin önündeki en önemli engellerdir. Demokrasiye verdikleri zarar, ancak zaman içinde ortaya çıkar. Ne demişler, “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana, davul zurna az!”

Görüldüğü gibi, hormonlu olan sadece sebzeler, meyveler değil. İnsanlarımız da artık hormonlu! Tabii, hormonlu insanlar da, hormonlu sebze ve meyveler gibidir. Sebze ve meyveleri hormonlu, hormonsuz ayırt ettiğimiz gibi, insanların hormonlularını da hormonsuzlardan ayırt edebilmemiz gerek…

Bütün bunlar iyi de, keşke VİCDANLARIMIZ DA HORMONLU OLMASAYDI…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.